Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.

X

Büyürken kaliteli insan kaynağını da büyütmek… – Fevzi Türkay Oktay

Referandum sonrası önemli bir belirsizliğin ortadan kalkmasıyla ekonominin tüm aktörleri ana işlerine odaklandılar. Aynı odağın hükümet tarafında oluşması ve atılan somut adımlarla genelde iyimser bir havanın oluştuğunu söylemek çok yanıltıcı olmaz. Ancak mevcut konjonktür kaliteli işgücü yetiştirmede ve iş yaratmada yetersiz kalıyor. Bu da iyimser havanın sürekliliği ve kalıcılığı için en önemli tehditlerden bir tanesi.

Daha fazla

Küresel ekonomik düzen 2050’de nasıl değişecek? – Başar Yıldırım

PwC’nin ortaya koyduğu dünyaya yön veren mega trendler arasında yer alan ekonomik güçteki değişim gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki rolünün artışına işaret ediyor. Konjonktürel, küresel ve yerel gelişmelere bağlı yaşanan iniş çıkışlara rağmen gelişmekte olan ülkelerin, dünya ekonomisindeki payını artırmaya devam ettiğini görüyoruz. Gelişmekte olan ekonomiler, dünya genelinde yaratılan gelir içerisinde payların artırmayı sürdürürken uzun vadeli küresel ekonomik gücün belirli gelişmiş ekonomilerden uzaklaşması 2050’ye kadar olan dönemde devam edecek gibi gözüküyor. Bu, PwC ekonomistlerinin hazırladığı son World in 2050 – 2050’de Dünya raporunun önemli bulgularından biri.

Daha fazla

Rekabet Kurumu seneye hızlı başladı… – Dr. M. Fevzi Toksoy

Rekabet Kurumu’nun yeni yılın ilk iki aylık ajandası hem mevzuatlarda yapılan değişiklikler hem de verilmiş olan cezalar incelendiğinde, yeni yılın hızlı başladığını ve Kurum’un vermiş olduğu cezalar tablosunda bu seneki cezaların ilk sıralarda yer alacağını belirtmek yanlış olmayacaktır. Nitekim yalnızca Şubat ayında yayımlanan iki tebliğ, Mey İçki San. ve Tic. A.Ş ile Luxottica Gözlük Endüstri ve Ticaret A.Ş.’ye yönelik yürütülen soruşturmaların sonuçlandırılması, Kurum’un seneye ne kadar hızlı bir giriş yaptığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Gelin bu gelişmelere yakından bakalım…

Daha fazla

Hukuki boyutuyla birleşme ve devralmalar – Av. Duygu Turgut

Öncelikle birleşme ve devralma denildiğinde bununla ne kast edildiği sorusu akıllara gelmektedir. Bu yazımızda birleşme ve devralma işlemini bir tüzel kişiliğin hisselerinin tamamının veya bir kısmının devralınması anlamına gelecek şekilde tanımlayıp açıklayacağız. Ticaretin giderek daha da globalleşmesi, teknik alandaki gelişmeler, haberleşme alanındaki yenilikler, bilgiye erişimin kolaylaşması ve benzeri hususlar sermaye yatırımlarının artmasına ve dolayısıyla da birleşme ve devralmaların gün geçtikçe fazlalaşmasına yol açmaktadır. Birleşme ve devralmalara ilişkin yeknesak bir düzenleme hukukumuzda mevcut değildir ve bu işlemlere uygulanacak hukuku incelerken geniş bir yelpazeyi ele almamız gerekmektedir. Dolayısıyla birleşme ve devralmalara ilişkin tespitlerde bulunurken her zaman büyük resmi görmek ve bu alanı sadece ticaret hukuku kapsamında değerlendirmemek gerekmektedir. Nitekim sözleşme serbestisi ve temel borçlar hukuku kuralları, birleşme ve devralma işlemlerinin temelinde yer almaktadır.

Daha fazla

Filo kiralama risk yönetimi – Hakan Pekiner

Sermaye piyasalarındaki genişleme ve artan globalizasyon günümüzde bütün sektörleri ekonomik kırılganlıklara daha açık hale getirmiştir. En son 2008 yılında yaşanan geniş çaplı ekonomik kriz, belirsizliklerin sadece para piyasaları ile sınırlı kalmayıp reel ekonominin bütün aktörleri üzerinde etkili olabileceğini göstermiştir. Dolayısıyla, reel ekonominin kur, faiz ve kredi kalitesindeki dalgalanmaların dışında kalmaları artık olası değildir.

Daha fazla

Finansal yardım yasağı – Av. Duygu Turgut

Sirketlerin kendi paylarını iktisap etmesi Türk Ticaret Kanunu (Kanun) uyarınca ancak belli koşullara bağlı olup, sermayenin onda birini geçmeyecek şekilde mümkün kılınmıştır (TTK m. 379). Bu hususla bağlantılı olarak, Kanun’un 380. maddesinde şirketlerin herhangi bir üçüncü kişiye kendi paylarının satın alınması için avans, ödünç veya teminat vermeleri de yasaklanmış olup bu yasak literatürde “finansal yardım yasağı” olarak nitelendirilmektedir. Bu madde ile şirket hisse devirlerinde uygulamada sıklıkla kullanılan şirketin malvarlığından yararlanma, kaldıraçlı devralma (leveraged buy-out) işlemlerinin de geçerliliği etkilendiğinden, yatırımcılar açısından finansal yardım yasağı oldukça önem arz etmektedir. Bu makalemizde söz konusu yasağın kapsamı ve yaptırımlarını inceleyeceğiz.

Daha fazla