Kişisel verilerin korunması – Av. Dr. Çiğdem Ayözger
Filo kiralama risk yönetimi – Hakan Pekiner

Sermaye piyasalarındaki genişleme ve artan globalizasyon günümüzde bütün sektörleri ekonomik kırılganlıklara daha açık hale getirmiştir. En son 2008 yılında yaşanan geniş çaplı ekonomik kriz, belirsizliklerin sadece para piyasaları ile sınırlı kalmayıp reel ekonominin bütün aktörleri üzerinde etkili olabileceğini göstermiştir. Dolayısıyla, reel ekonominin kur, faiz ve kredi kalitesindeki dalgalanmaların dışında kalmaları artık olası değildir.
Ertuğrul Can Canbolat / Mustafa Ayna – Actecon Makalesi

2016 yılı ticaret politikası savunma araçları işi ile uğraşanlar bakımından oldukça hareketliydi. Türkiye ekonomisinin yaşadığı zorluklar ve bu zorlukları aşma yorgunluğu ile 2016 yılı geçerken, Ekonomi Bakanlığı da ticaret politikası savunma araçlarına başvurarak çeşitli ülkelere karşı birçok soruşturma başlattı.
Finansal yardım yasağı – Av. Duygu Turgut

Sirketlerin kendi paylarını iktisap etmesi Türk Ticaret Kanunu (Kanun) uyarınca ancak belli koşullara bağlı olup, sermayenin onda birini geçmeyecek şekilde mümkün kılınmıştır (TTK m. 379). Bu hususla bağlantılı olarak, Kanun’un 380. maddesinde şirketlerin herhangi bir üçüncü kişiye kendi paylarının satın alınması için avans, ödünç veya teminat vermeleri de yasaklanmış olup bu yasak literatürde “finansal yardım yasağı” olarak nitelendirilmektedir. Bu madde ile şirket hisse devirlerinde uygulamada sıklıkla kullanılan şirketin malvarlığından yararlanma, kaldıraçlı devralma (leveraged buy-out) işlemlerinin de geçerliliği etkilendiğinden, yatırımcılar açısından finansal yardım yasağı oldukça önem arz etmektedir. Bu makalemizde söz konusu yasağın kapsamı ve yaptırımlarını inceleyeceğiz.
Filo Kiralama Şirketlerinde Özellikli Vergi Uygulamaları 1 – Hakan Güzeloğlu

15 ülkede çalışmalar yapan Corporate Vehicle Observatory tarafından yapılan çalışma neticesinde Türkiye’de 2020 yılına gelindiğinde yollarda tahminen 15,7 milyon binek ve hafif ticari araç olacağı ve bu rakamın 2,6 milyonun şirket aracı olacağı tespit edilmiştir.
TOKKDER’in 2016/3. dönem verilerine göre Türkiye’deki sektör araç parkı 306 bin araç sayısını yakalamış olup yıl sonu itibarı ile bu rakamın 350 binlere yaklaştığı söylenebilir. 2020 yılında pazar potansiyelinin 2.6 milyon araç olacağı potansiyeli ile pazarın ulaştığı tutarlara bakılınca filo kiralama sektöründe büyük bir büyüme potansiyelinin bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Dr. Hayri Erce – ODD Röportajı

Türkiye otomotiv sektörü toplam pazarı 2016 yılında, geçen yılın aynı dönemine göre benzer bir sonuç ile 1 milyon 7 bin 857 adet olarak gerçekleşti. Sektörün toplam üretim adedi %9 artarak 1 milyon 486 bin, ihracatı ise %15 artarak 1 milyon 141 bin 382 adet oldu. İhracat değeri ise %12 oranında artarak 24 milyar 250 milyon dolar seviyesine ulaştı.
2016 yılında otomobil ve hafif ticari araç pazarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,62 artarak 983 bin 720 adetlik bir sonuçla tamamlandı. Bunun 756 bin 938 adedini % 4,32 artışla otomobil, 226 bin 782 adedini ise %6,45 düşüşle hafif ticari araç satışları oluşturuyor.
Sürücüsüz Araçlar ve Asimov’un Robot Yasası – Fevzi Türkay Oktay

Yazı başlığına bakarak ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Ülkemizin de, sektörümüzün de gündeminde birçok konu var, çoğu yakın vadeli konular ve belirsizlik çok fazla. Bu kadar belirsizliğin ortasında bende dikkatinizi yakın gelecekte oluşabilecek önemli bir konuya çekmek isterim.
Malum sürücüsüz araçlar çok da uzun olmayan bir vadede hayatımıza girecekler. Konvansiyonel birçok otomobil üreticisi uzunca bir süre konuya uzak durduktan sonra son yıllarda sürücüsüz araçlarla ilgili çalışmalarını çok hızlı bir şekilde arttırdılar. Bunda teknoloji şirketlerinin bu konuya dev bütçelerle eğilmesinin, hatta otomobil şirketlerinden ciddi kadroları transfer etmelerinin de payı var.
Bu patronlar şirketleri babalarının malı sanıyor! – Salim Kadıbeşegil

Yer altı madenleri, su, bitki örtüsü, ormanlar, dereler, göller kısaca tabiat… Yaşamın döngüsü için gerekli ne varsa yeryüzünde şu anda nüfusu 7 milyara dayanmış olan insanlığa ait. Üretmek için bu doğal zenginlikleri kullanıyoruz. Yani doğadan borç alıyoruz. Ama nedense borcumuzu hiçbir zaman geri ödemeye yanaşmıyoruz! Adına “yaşam kalitesi” dediğimiz bir rüyaya kavuşmak için “kabusların” içinde yolculuk yapmayı tercih ediyoruz! Sanayi Devrimi ile birlikte el ve şekil değiştiren “para”, günümüze işin içinden çıkmakta zorlandığımız ilişkiler yumağı ile geldi. Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğini hesaba katmazsak işlerin nasıl yönetileceği ile ilgili hissedarların (shareholder) borusu ötüyordu. Ne alınacak, ne satılacak, para nasıl kazanılacak ya da kendini katlayacak?
İç Denetimin İç Denetimi – Işıl Uysun

İç denetim, bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden bağımsız ve objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir.
İç denetim, kurumun risk yönetim, kontrol ve yönetişim süreçlerinin etkililiğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur.

