Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
Küresel anlamda günümüzün belki de en önemli sorunları çevre kirliliği ve iklim değişikliği. Bu iki sorunun yarattığı olumsuzlukları günden güne daha fazla yaşamaya başladık. Bir an evvel bu sorunlara küresel boyutta çözüm üretmek ve tavizsiz uygulamak gerekiyor. Gelecek nesillere daha temiz ve yaşanır bir dünya bırakmak hepimizin birinci önceliği olmalı. Bu noktada, ulaşım alanında da, fosil yakıtlı otomobillerden daha düşük emisyonlu otomobillere, bir diğer deyişle elektrikli otomobillere mümkün olduğunca hızlı geçiş yapmak gerekiyor. Daha fazla
Dünya resesyonu her geçen gün daha fazla dile getiriliyor? Beklentiniz nedir?
Daha önceki yazılarımızda da aktardığımız gibi dünya ekonomisinin önümüzdeki iki yıllık sü-reçte güçlenerek büyümeye devam edeceği yönündeki ana stratejimizi koruyoruz. Son yazımızdan beri geride bıraktığımız süreçte küresel ekonomik aktivitenin gidişatını gösteren Küresel Bileşik PMI Endeksi’nin Temmuz verisi açıklandı. Buna göre en-deks 52,5 seviyesinde bulunuyor. Daha fazla
Geniş anlamıyla organlar; tüzel kişinin iç ilişkilerinde ve üçüncü kişiler ile olan ilişkilerinde ifa yetkisini bağımsız olarak kullanan gerçek kişi veya kişiler olarak tanımlanırlar. Bu kapsamda organlar yalnızca tüzel kişilerde iradenin meydana gelmesi ve bu iradenin açıklanması üzere görev alan araçlar niteliğini haizlerdir. Esasında bir tüzel kişinin organlarını da, o tüzel kişiliğin bünyesinde çalışan gerçek kişilerin ortaya Daha fazla
Son yazımızda henüz kanun teklifi hatta bir sunumdan ibaret olan 7524 Sayılı Kanun 02 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu Kanun ile birçok yeni vergisel düzenleme yürürlüğe girmiştir. Bu yazımızda söz konusu yeni düzenlemeleri konu başlıklarıyla özetleyip bunlardan asgari kurumlar vergisi düzenlemesinin son halinin nasıl olduğunu hangi indirim ve istisna maddelerinin dikkate alınacağını sizlere açıklamak isteriz.
Emisyon priminin niteliğiyle, vergiye tabi bir gelir unsuru olup olmadığıyla ilgili tartışmalar çok eskiye gidiyor. 1960’lı yılların başından itibaren tartışmanın olduğu anlaşılıyor.
Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu, 04.05.1960 tarih ve 99 sayılı kararıyla, emisyon priminin kurum kazancı niteliğinde olmadığına karar vermiş. Bakanlık görüşünü ve uygulamasının bu karar paralelinde olduğuna ilişkin çok kaynak göremedim ama anladığım kadarıyla uzun yıllar emisyon primi vergilenmemiş. Kazanç niteliğinde olmadığı, ortaklarca şirkete konan Daha fazla
Rekabet Kurulu (“Kurul”), traktör üretim ve pazarlama sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Rekabet Kanunu”) 4. maddesini ihlal edip etmediğine yönelik 2022 yılının Eylül ayında bir ön araştırma başlatmış, elde ettiği bulguların akabinde ise soruşturma açılmasını gerekli görmüştür. Bu kapsamda aralarında Tümosan Motor ve Traktör San. A.Ş. (“Tümosan”) ile Kubota Turkey Daha fazla
Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, otonom araçlar günlük hayatımızın bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Bu araçlar, hayatımızı daha konforlu ve güvenli hale getirme potansiyeline sahip olsa da beraberinde pek çok tehlike ve sorumluluk sorusunu da getirmektedir. Otonom araçların yaygınlaşması, sürücülerin rahatlığını arttırmakta, ancak bu yeni teknolojilerin getirdiği riskler ve hatalar hem sürücülerin hem de toplumun genel güvenliği açısından ciddi endişelere yol açmaktadır.
2024 yılının kalan bölümü ve 2025 yılı için Dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentileriniz neler? Kısa ve orta vadede otomotiv sektörüne dair öngörüleriniz nelerdir?
Tüm dünyada son birkaç senedir artan jeopolitik riskler ve finansal piyasalarda yaşanan belirsizlikler, ülkelerin ekonomik gidişatını olumsuz olarak etkilemektedir. Özellikle dünyadaki gelişmiş ülkelerin aksine, Türkiye ekonomisi için hem iç hem de dış ticarette kurlarda yaşanan dalgalanmalar ve beraberinde enflasyonla mücadele, finansal gidişat açısından önemli bir rol oynuyor. Daha fazla
Araç Kiralama Sektörünün Filosundaki Araç Sayısı 412 Bine Yaklaştı!
Araç Kiralama Sektörü 2026 Yılının İlk 9 Ayında 253 Milyar TL’lik Araç Yatırımı Gerçekleştirdi!
Türkiye araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), NielsenIQ iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı üçüncü çeyrek sektör araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Operasyonel ve günlük araç kiralama sektörlerini birlikte değerlendiren araştırmaya göre, sektörün toplam filosu yaklaşık 412 bin araca ulaştı. 2026 yılının ilk dokuz ayında yaklaşık 253 milyar TL tutarında araç yatırımı gerçekleştiren sektörün, araç yatırımları ve filo faaliyetleri kapsamında ödediği vergiler ise yaklaşık 129,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Operasyonel kiralama sektörünün filosu 238 bin 500 araç düzeyinde gerçekleşirken, günlük kiralama sektöründe filo büyüklüğü 173 bin 300 araca yükseldi. Özellikle yaz döneminde artan taleple birlikte günlük araç kiralama sektöründe üçüncü çeyrekte 1,4 milyona yakın kontrat ve 12,6 milyon kira günü gerçekleşti.
Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma kuruluşu NielsenIQ iş birliğiyle hazırladığı 2026 yılı üçüncü çeyrek sektör araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Operasyonel ve günlük araç kiralama sektörlerinin birlikte değerlendirildiği araştırma, sektörün araç parkı, yatırımları, ekonomik büyüklüğü, müşteri yapısı ve kullanım alışkanlıklarına ilişkin önemli veriler ortaya koydu. Araştırmaya göre araç kiralama sektörü, 2026 yılının üçüncü çeyreği sonunda yaklaşık 411 bin 800 araçlık filo büyüklüğüne ulaştı. Toplam filonun yaklaşık 238 bin 500 adedini operasyonel kiralama, 173 bin 300 adedini ise günlük kiralama araçları oluşturdu. Yılın ikinci çeyreği sonunda yaklaşık 406 bin araçlık filoya sahip olan sektör, üçüncü çeyrekte de büyüklüğünü artırmayı sürdürdü.
Araç kiralama sektöründen 9 ayda 253 milyar TL’lik yatırım!
TOKKDER’in araştırmasına göre araç kiralama sektörünün Türkiye ekonomisine sağladığı katkı 2026 yılında da devam etti. Operasyonel araç kiralama sektörü yılın ilk dokuz ayında yaklaşık 90,3 milyar TL tutarında yeni araç yatırımı gerçekleştirirken, günlük kiralama sektörünün aynı dönemdeki araç yatırımları yaklaşık 162,7 milyar TL’ye ulaştı. Böylece iki sektörün toplam araç yatırımları yaklaşık 253 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Sektörün araç yatırımları ve faaliyetleri kapsamında ödediği ÖTV, KDV ve MTV tutarı ise yaklaşık 128 milyar TL’ye ulaştı. Operasyonel kiralama sektörünün ödediği vergiler yaklaşık 59,9 milyar TL olurken, günlük kiralama sektöründe araç alımları kapsamında ödenen vergiler yaklaşık 69,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Bu sonuçlar, araç kiralama sektörünün otomotiv pazarındaki öneminin yanı sıra kamu gelirlerine sağladığı katkıyı da ortaya koydu.
Operasyonel kiralama sektörünün filosu 238 bin 500 araca ulaştı!
2026 yılının üçüncü çeyreği sonunda operasyonel araç kiralama sektörünün filo büyüklüğü yaklaşık 238 bin 500 araç olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 1,4 büyüme kaydeden sektör, 2025 yıl sonundaki seviyesinin de üzerine çıktı. Operasyonel kiralama sektörünün toplam müşteri sayısı ise yaklaşık 28 bin 200’e ulaştı. Bu müşterilerin yaklaşık 25 bin 400’ünü operasyonel kiralama, 2 bin 800’ünü ise filo yönetimi müşterileri oluşturdu. Araştırma, operasyonel kiralama sektöründe uzun vadeli sözleşmelerin ağırlığını koruduğunu da ortaya koydu. Sektördeki sözleşmelerin yüzde 59,4’ünü 30-42 ay vadeli sözleşmeler oluştururken, 18 aydan kısa süreli sözleşmelerin payı yüzde 17,4, 18-30 ay vadeli sözleşmelerin payı yüzde 13,3 ve 43 ayın üzerindeki sözleşmelerin payı yüzde 9,9 olarak gerçekleşti. Operasyonel kiralama sektörünün araç parkında C segmenti yüzde 47,5 ile ilk sırada yer aldı. C segmentini yüzde 30,9 ile B segmenti, yüzde 9,8 ile D segmenti takip etti. Hafif ticari araçların filodaki payı yüzde 6,6, E ve F segmentlerinin toplam payı ise yüzde 5,1 oldu. Araçların gövde tiplerine göre dağılımında sedan modeller yüzde 36,7 ile ilk sırada bulunurken, SUV modeller yüzde 28,2 ve hatchback modeller yüzde 27,2 pay aldı. Sektörde otomatik şanzımanlı araçların oranı ise yüzde 90’a ulaştı. Operasyonel kiralama filosunun marka dağılımında Renault yüzde 20,1 ile ilk sırada yer aldı. Renault’yu yüzde 12 ile Fiat, yüzde 10,9 ile Volkswagen, yüzde 9,3 ile Skoda, yüzde 7,2 ile Ford ve yüzde 7 payla ile Toyota takip etti.
Günlük kiralama sektöründe yaz sezonu hareketliliği!
2026 yılının üçüncü çeyreğinde günlük araç kiralama sektörü, yaz sezonundaki talep artışının etkisiyle önemli bir hareketlilik yaşadı. Günlük kiralama sektörünün filo büyüklüğü, 2025 yılının aynı dönemindeki yaklaşık 156 bin araç seviyesinden 173 bin 300 araca yükseldi. Böylece sektörün filo büyüklüğü yıllık bazda yaklaşık yüzde 11 artış gösterdi. Günlük araç kiralama sektöründe üçüncü çeyrekte toplam 1 milyon 385 bin 378 kiralama kontratı oluşturuldu. Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemindeki 1 milyon 321 bin 998 kontrata göre yaklaşık yüzde 4,8 artışa işaret etti. Sektörde toplam kira günü sayısı ise geçen yılın aynı dönemindeki 11 milyon 465 bin seviyesinden 12 milyon 601 bin 330’a ulaşarak yaklaşık yüzde 9,9 arttı. Kiradaki ortalama araç sayısı 140 bin seviyesine yükselirken, ortalama kontrat süresi 9,1 gün olarak gerçekleşti. Günlük kiralama filosunun ortalama doluluk oranı ise yüzde 81 oldu.
Operasyonel kiralamada benzinli araçlar ilk sırada!
TOKKDER’in araştırması, operasyonel araç kiralama sektöründe benzinli modellerin ağırlığını koruduğunu gösterdi. Sektörün araç parkında benzinli araçların payı yüzde 65,9 olurken, dizel araçların payı yüzde 19,9 olarak gerçekleşti. Hafif hibrit araçlar yüzde 9,7, tamamen elektrikli araçlar yüzde 3,8, şarj edilebilir hibrit araçlar ise yüzde 0,7 pay aldı. Sahiplikten kullanım ekonomisine geçişte kiralama sektörünün rolü artacak! Kuruluşunun 30’uncu yılını kutlayan TOKKDER, 2030 vizyonu doğrultusunda araç kiralama sektörünün gelişiminin yanı sıra Türkiye’nin mobilite ekosistemindeki dönüşüme de öncülük etmeyi hedefliyor. Derneğin yeni dönem vizyonunun temelinde güçlü sektör, güven dolu deneyim ve sürdürülebilir mobilite yaklaşımı yer alıyor. Türkiye’de ticari amaçla kullanılan araçların yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun kiralama yöntemiyle kullanılması, buna karşılık Avrupa pazarlarında bu oranın yüzde 50-60 seviyelerine ulaşması, operasyonel kiralama sektörünün uzun vadeli büyüme potansiyeline işaret ediyor.