Finansal Sistemin Ortak İhtiyaçlarına Veri, Analitik ve Doğrulama Çözümleri Sunuyoruz – Gökhan ŞAHİN Röportajı

Kurumunuz ve faaliyetlerinden bahseder misiniz?
Kredi Kayıt Bürosu (KKB), 1995 yılında 9 bankanın ortaklığıyla kurulmuş ve kuruluş şartları ile faaliyeti doğrudan Bankacılık Kanunu’nda tanımlanmış olan özel yapısıyla finansal sistemde güvenli veri paylaşımını mümkün kılan köklü bir kurumdur.
Biz KKB’de temel rolümüzü; bireylerin ve şirketlerin krediye dokunan tüm finansal verilerini toplayarak, bu verileri sağlıklı, güvenli ve anlamlı bir şekilde finansal sistemle paylaşmak olarak tanımlıyoruz. Bu rolümüz, hem bankalar hem de bankalar sayesinde hacim kazanan ticari hayat adına önemli bir katma değer oluşmasını sağlamaktadır. Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve diğer finansal kuruluşlar için kritik bir referans noktası oluşturuyor ve kredi karar süreçlerinin finansman kararlarının daha verimli ve hızlı sağlıklı ilerlemesine doğrudan katkı sağlıyoruz.
Burada özellikle altını çizmek isterim: KKB olarak kredi verme ya da mevduat toplama gibi bankacılık faaliyetleri yürütmüyoruz. Bizim odağımız, finansal sistemin ortak ihtiyaçlarına yönelik veri, analitik ve doğrulama çözümleri geliştirmek. Bu kapsamda bugün sunduğumuz birçok ürün ve hizmetimizle finansal sistemin işleyişine katkı sağlayan bir “büro fonksiyonu” üstleniyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada, günlük yaklaşık 20 milyon sorguya yanıt veren güçlü altyapımız ve finansal sistemin tamamını kapsayan veri setimizle sektörün merkezinde konumlanıyoruz. Bu ölçek, aynı zamanda veri güvenliği ve süreklilik konusundaki sorumluluğumuzu da artırıyor.
Öte yandan faaliyet alanımızı yalnızca klasik veri paylaşımıyla sınırlı görmüyoruz. Findeks markamızla bireyler ve reel sektör için finansal veriyi daha erişilebilir hale getirirken; Greendeks ile şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını ölçümleyebildikleri ve ESG ekseninde daha şeffaf bir değerlendirme yapabildikleri dijital bir yapı sunuyoruz. Kloudeks markamız altında ise kurumların dijital dönüşüm süreçlerine destek veren yerli ve güvenli bulut çözümleri geliştiriyoruz. Tüm bu yapının temelinde de Ankara’da konumlanan, yüksek güvenlik ve süreklilik standartlarıyla hizmet veren KKB Anadolu Veri Merkezi yer alıyor.
Kısacası KKB olarak yalnızca finansal veriyi paylaşan bir yapı değil; veri, teknoloji, altyapı alanlarında geliştirdiği çözümlerle finansal sistemin verimliliğini ve sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir kurum olarak faaliyet gösteriyoruz.
İhtiyaç ve alışkanlıklarımızdaki değişime bağlı olarak, dijitalleşme hayatımızın her alanında çok daha fazla yer almaya ve bizlere birçok kolaylığı birlikte sunmaya başladı. Dijitalleşme konusunda kurumunuzun ne tür çalışmaları var?
KKB olarak dijitalleşmeyi veri ve teknoloji odağında ele alıyoruz. Çünkü bizim için en kritik varlık veri ve tüm stratejimizi bu eksen üzerine kuruyoruz.
Bu stratejik odağın kalbinde ise KKB Anadolu Veri Merkezi yer alıyor. 2016 yılında 1.000 kabinet kapasitesiyle devreye aldığımız merkezimiz, beklediğimizden çok daha kısa sürede tam doluluk oranına ulaştı. Finansal sektör başta olmak üzere farklı sektörlerden gelen yoğun talep, bizi kapasite artırımı yönünde yeni bir yatırıma yöneltti. Bu doğrultuda 2025 yılında ikinci faz yatırım sürecini başlattık.
Bu yatırımı yalnızca bir kapasite artışı olarak değil, aynı zamanda yapay zeka ve dijital ekonomiye hazırlık olarak değerlendiriyoruz. İkinci faz tamamlandığında 3.000 kabinet kapasitesine ulaşacağız. Teknik altyapımızdaki bu büyüme, enerji tarafında da kendini gösterecek; kurulu gücümüz 2N yedekli olarak 40 MVA seviyesine, enerji kapasitemiz ise 32 MW’a çıkacak.
Diğer taraftan, dijital dönüşüm vizyonumuzun önemli bir parçası olarak 2024 yılında kurduğumuz Dijital Servisler yapısı ile veri merkezi ve bulut faaliyetlerimizi tek çatı altında topladık. Böylece veri merkezinden buluta, buluttan yazılım pazar yerine uzanan bütünleşik bir dijital dönüşüm ekosistemi yönetiyoruz.
Bu ekosistemin en önemli bileşenlerinden biri de Kloudeks markamız. Kloudeks’i, kurumların yüksek yatırım maliyetlerine katlanmadan dijitalleşebilmeleri için geliştirdiğimiz yerli ve güvenli bir bulut altyapısı olarak konumlandırıyoruz. Sanal veri merkezi, özel bulut, yedekleme, felaket kurtarma ve güvenlik gibi pek çok hizmeti bir arada sunuyoruz. Bu yapı, kurumsal şirketler ve teknoloji odaklı girişimler için esnek, ölçeklenebilir ve özelleştirilebilir çözümler sağlarken, aynı zamanda önemli bir maliyet avantajı da yaratıyor. Kloudeks’te hizmetlerimizi kurumsal ihtiyaçlara tam yanıt verecek şekilde üç stratejik ana grupta topladık. İlk grubumuz olan “Sanal Veri Merkezi Hizmetleri (IaaS)”, temel bulut altyapısı ihtiyaçlarını karşılayarak sunucu ve depolama kaynakları sağlıyor. İkinci grubumuz “Yapay Zeka Hizmetleri”, yüksek işlem gücü gerektiren çalışmalar için GPU Farm gibi güçlü donanımları sunuyor. Üçüncü ve oldukça yenilikçi olan grubumuz “Yazılım Pazar Yeri (SaaS Marketplace)” ise Fintech’lerin ürünlerini güvenli bir platformda buluşturmamızı sağlıyor. Bu üçlü yapı, bir kurumun altyapıdan en üst katman yazılıma kadar ihtiyaç duyabileceği her şeyi tek bir ekosistemden almasını mümkün kılıyor. Bu bütünleşik yaklaşım, kurumların dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırırken karmaşıklığı da azaltıyor.
Bu arada yapay zeka alanında veri gücümüzden hareketle kapsamlı bir strateji de oluşturduk. Bu doğrultuda TÜBİTAK ile iş birliği yaparak, yapay zeka ve ilgili teknolojilerde yerli ve milli çözümler geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
Tüm bu çalışmaların merkezinde ise veri güvenliği yer alıyor. KKB olarak hem veriyi saklarken hem de paylaşırken en yüksek güvenlik standartlarını uyguluyor; finansal sistemin sağlıklı işleyişi için kesintisiz ve güvenilir bir altyapı sunmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz.
Operasyonel araç kiralama, günlük araç kiralama ve araç paylaşım şirketlerine nasıl yaklaşıyorsunuz? Bu şirketlere sunduğunuz hizmetler hakkında bilgi verir misiniz?
KKB’nin Findeks platformuyla reel sektöre hizmet vermeye başladığı 2014 yılından bu yana araç kiralama sektörünün de çözümlerimizle yakından ilgilendiğini söyleyebiliriz. Sektör oyuncuları, özellikle müşteri değerlendirme süreçlerinde Findeks üzerinden sunulan Kredi Notu ve Notlu Risk Raporu gibi ürünlerimizden etkin bir şekilde faydalanıyor.
Notlu Risk Raporu, gerçek kişinin Findeks Kredi Notu ve detaylı kredi raporunu içeren kapsamlı bir ürünümüz olup, özellikle günlük ve saatlik araç kiralama şirketleri tarafından yoğun olarak tercih ediliyor. Kişilerin yalnızca borç ödeme düzenliliğini değil, finansal hacmini de yansıtan bu rapor; doğru müşteriyi doğru araçla birleştirmek yönünde kullanıcılara ışık tutuyor.
Operasyonel kiralama tarafında ise daha uzun vadeli ve genellikle tüzel müşterilerle yürütülen ilişkiler öne çıkıyor. Bu kapsamda Ticari Risk Raporu, Çek Raporu ve KOSGEB İşletme Değerlendirme Raporu (İDR) gibi ürünlerimizle firmaların finansal risklerini daha kapsamlı şekilde analiz edebilmelerine imkan sunuyoruz. Ayrıca Elektronik Teminat Mektubu Platformu (ETMP) ve Teminat Mektubu Doğrulama Sistemi (TMDS) gibi çözümlerimizle banka teminat mektubu süreçlerinin daha hızlı ve güvenli ilerlemesine katkı sağlıyoruz. ETMP, kağıt (matbu) sunulan banka teminat mektuplarının, Findeks üzerinden dijital olarak kabul edebilmesine olanak sağlarken; TMDS ise matbu olarak kabul edilen banka teminat mektuplarının teyit sürecinin çok kısa sürede Findeks üzerinden tamamlanmasını sağlıyor. ETMP sistemi dahilinde yalnızca 2025 yılında toplam 2.3 trilyon TL tutarında, 684 bin adet teminat mektubu dijital ortamda oluşturuldu. Bu veri, sistemin ulaştığı ölçeği ve iş dünyasına sağladığı verimliliği açık bir biçimde ortaya koyuyor.
Ticari hayat açısından önem taşıyan bir diğer hizmetimiz ise Karekodlu Çek (KKÇ) uygulamasıdır. Türk Ticaret Kanunu’yla düzenlenen bu hizmetimiz kapsamında, 2017’den bu yana çek yapraklarının üzerindeki karekodlar Findeks mobil uygulamasıyla okutulabiliyor. Böylece keşidecinin çek geçmişine ve ödeme performansına ilişkin kapsamlı bilgilere erişilebiliyor.
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında 600 bin keşideciye ait toplam 15,3 milyon adet çek bankalara ibraz edilmiş ve çekle yapılan ticari faaliyetin toplam hacmi 9,8 trilyon olarak gerçekleşmiş. Bu veriler, çekin ülkemiz ticari hayatı için önemini gösteriyor. Çekle yapılan ticaretin daha güvenli olması, karşılıksız çeklerin en aza inmesi adına tasarladığımız Karekodlu Çek hizmetini kullanmak, kanunen hamile verilmiş bir haktır.
Şirketler için doğru kararı en hızlı şekilde alabilmek de ticari açıdan büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, raporlama hizmetlerimizi şirketlerin kendi operasyonel sistemlerine doğrudan bağlanan “web servis entegrasyonları” üzerinden sunuyoruz. Araç kiralama şirketleri, bu teknolojik kolaylık sayesinde iş akışlarını aksatmadan, saniyeler içinde kapsamlı bir müşteri değerlendirmesi yapabiliyor.
KKB olarak on yılı aşkın süredir yakın temas içinde olduğumuz araç kiralama sektörü ve sektörün temsilcisi TOKKDER’le çalışmalarımızı en verimli şekilde devam ettirmeyi amaçlıyoruz.
