Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.

X

Oto Kiralama Sektörü ile İlgili Güncel Hukuki ve İdari Gelişmeler – Av. Sedat TARLACI

Son dönemde gerek trafik mevzuatı gerek vergi, sigorta ve sosyal güvenlik alanlarında gerçekleştirilen düzenlemeler ile birlikte oto kiralama sektörü birçok yasal düzenlemeden etkilenmiştir.

Sektörün faaliyet modeli birçok farklı kamu kurumunun görev alanına giren mevzuatla doğrudan ilişki içerisinde olduğundan, sektörün ihtiyaçlarının ve uygulamada karşılaşılan sorunların ilgili idarelere aktarılması büyük önem taşımaktadır.

Bu kapsamda TOKKDER tarafından son dönemde çeşitli kamu kurumları nezdinde girişimlerde bulunulmuş, sektörün uygulamada karşılaştığı sorunlara ilişkin çözüm önerileri hazırlanarak ilgili mercilere iletilmiştir. Bu yazımızda söz konusu güncel gelişmelere ana hatlarıyla değinilecektir.

Trafikten Men Yaptırımının Sektöre Etkileri

27 Şubat 2026 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nda yapılan değişiklik ile birlikte bazı trafik ihlalleri bakımından aracın trafikten menedilmesini öngören yaptırımların kapsamı genişletilmiştir. Oto kiralama sektöründe araçların fiili kullanımı kiracılar tarafından gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla kiracıların anlık trafik davranışlarını oto kiralama şirketlerinin denetleme imkanı bulunmamaktadır. Buna rağmen bazı ihlaller sonucunda doğrudan araçların trafikten menedilmesi; araçların gelir üretmesinin engellenmesine, operasyonel planlamanın bozulmasına ve sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilememesine yol açabilmektedir. Özellikle kısa süreli kiralama faaliyetlerinde birkaç günlük trafikten men kararı dahi önemli ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle sürücünün araç sahibi olmadığı durumlarda bazı trafikten men yaptırımlarının yeniden değerlendirilmesi ve kusur sorumluluğu ile cezaların şahsiliği ilkeleri doğrultusunda gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda ilgili kamu kurumları nezdinde gerekli talep ve başvurular gerçekleştirilmektedir.

Araçlarda Bulundurulması Zorunlu Gereçlerin Güncellenmesi

Son zamanlarda haberlere de konu olan hususlardan biri, araçlarda bulundurulması gereken zorunlu gereçler ile ilgilidir. Bu haberlerde, zorunlu gereçler ile ilgili trafik denetimlerinin artırıldığı ve idari yaptırım riski ile karşı karşıya kalınabileceğinin ifade edildiği görülmektedir.

Karayolları Trafik Yönetmeliği ekinde yer alan otomobiller için zorunlu gereç listesi 1997 yılından bu yana esaslı bir değişikliğe tabi tutulmamıştır. Örneğin bugün birçok araçta artık yedek ampul, pense veya tornavida gibi ekipmanlar teknik olarak anlamını büyük ölçüde yitirmiştir. Günümüzde elektrikli araçların yaygınlaşması ve yeni güvenlik teknolojileri mevcut listenin yeniden düzenlenmesini gerekli kılmaktadır.

Bu doğrultuda ilgili kurumlara başvuruda bulunularak zorunlu teçhizat listesinin günümüz araç teknolojileri dikkate alınıp güncellenmesi gündeme getirilmiş ve talep edilmiştir. Yapılan görüşmelerde listenin güncellenmesi yönündeki talebin makul bulunduğu ve değerlendirmeye alınacağı ifade edilmiştir.

Türkiye’de Yerleşmiş Olmayan Kişilere Sunulan Araç Kiralama Hizmetlerine Vergi Teşviki Talebi

Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere sunulan araç kiralama hizmetleri, özellikle turizm faaliyetleri bakımından ülkeye döviz kazandıran önemli hizmet ihracatı kalemlerinden biridir. Buna karşın mevcut kurumlar vergisi düzenlemelerinde eğitim ve sağlık gibi hizmetler çeşitli vergi teşviklerinden yararlanırken araç kiralama hizmetleri bu kapsam dışında kalmaktadır.

Oysa oto kiralama sektörü de benzer şekilde, özellikle turizm hareketliliğiyle doğrudan bağlantılı bir döviz kazandırıcı hizmet alanıdır. Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen araç kiralama hizmetleri hem turizm gelirlerinin artmasına hem de sektördeki istihdamın güçlenmesine katkı sağlayabilecektir.

Bu doğrultuda ilgili vergi mevzuatında değişiklik yapılarak Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere sunulan araç kiralama hizmetlerinin de mevcut vergi teşviklerinden yararlandırılması yönünde ilgili kurumlara öneri sunulmuştur. Böyle bir düzenlemenin hem hizmet ihracatını destekleyeceği hem de Türkiye’nin turizm gelirlerine ve uluslararası rekabet gücüne katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Araç Tescil İşlemlerinde Süre

Sektörün gündemindeki bir diğer önemli konu ise satın alınan araçların üç iş günü içerisinde tescilinin yapılmasına ilişkin uygulamaydı. Bu uygulama, KTK’nın 20’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine yapılan 27 Şubat 2026 tarihli değişiklik ile birlikte yürürlüğe girmişti. Söz konusu düzenleme uyarınca araçların belirli bir süre içerisinde tescil ettirilmesi gerekmektedir ve uygulamada özellikle yüksek hacimli filo yönetimi yapan şirketler bakımından bu süre operasyonel güçlükler doğurmaktaydı.

Zira oto kiralama şirketleri kısa süre içerisinde çok sayıda araç satın alabilmekte veya filolarını yenileyebilmektedir. Dolayısıyla söz konusu tescil süresinin bazı durumlarda fiilen yeterli olmadığı değerlendirilmekteydi. Bu kapsamda, sektörün operasyonel gerçeklikleri dikkate alınarak tescil süresinin yeniden değerlendirilmesine yönelik talepler ilgili kurumlarla paylaşılmıştı.

Neticede bu talepler dikkate alınmış ve 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birlikte bu üç iş günlük süre on beş iş gününe çıkarılmıştır. Söz konusu değişikliğin sektöre fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Ticari Araç Denetimleri ve SGK Uygulamaları

Son zamanlarda haberlere konu olan hususlardan bir diğeri de kayıt dışı istihdam denetimleri ile ilgilidir. Kayıt dışı istihdamla mücadele amacıyla yürütülen denetimler kamu yararı bakımından büyük önem taşımaktadır. Ancak ruhsatta ticari olarak kayıtlı kiralık araçların sürücülerinin oto kiralama şirketi çalışanı olmaması, sektörün faaliyet modelinin doğal sonucudur.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan genel yazılarda, denetimler sırasında kira ilişkisinin varlığının titizlikle araştırılması gerektiği açıkça vurgulanmaktadır. Buna karşın, uygulamadaki bazı denetimlerde bu hususun göz ardı edildiği ve oto kiralama şirketleri hakkında eksik incelemeyle idari işlem tesis edildiği yönünde geri bildirimler alınmaktadır.

Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuruda bulunularak oto kiralama sektörünün faaliyet modelinin denetim süreçlerinde dikkate alınması noktasında hassasiyet gösterilmesi ve bu konuda kolluk kuvvetlerine de gerekli bilgilendirmenin yapılması talebi iletilmiştir.

ZMM Genel Şartları’ndaki Değişiklikler

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayımlanan 12 Haziran 2026 tarihli tebliğ ile birlikte Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Değişiklikler sonrasında “sigortalı” tanımı ve maddi zarar süreçlerine ilişkin bazı değerlendirmeler gündeme gelmiştir.

SEDDK yetkilileriyle yapılan görüşmelerde söz konusu değişikliğin uygulamada esaslı bir farklılık yaratmasının beklenmediği anlaşılmıştır. Ancak özellikle araç hasar bedeli ile değer kaybı tazminatının aynı süreç içerisinde değerlendirilmesinin önünü açan bu değişiklik ile birlikte, sigorta şirketlerince yapılacak ödemelerde hangi tutarın araç hasarına, hangi tutarın değer kaybına veya diğer tazminat kalemlerine ilişkin olduğunun ödeme açıklamalarında açıkça belirtilmesinin önem arz ettiği SEDDK’ya iletilmiş, bu kapsamda gerekli düzenlemenin veya duyurunun yapılması talep edilmiştir. Böylece özellikle araç filolarında hasar yönetimi ve muhasebe süreçlerinin takibinde yaşanabilecek karışıklıkların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Sonuç

Oto kiralama sektörü farklı kamu kurumlarının düzenleme alanına giren birçok hukuki ve idari süreçten doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle sektörün uygulamada karşılaştığı sorunların yalnızca tespit edilmesi değil, çözüm önerileriyle birlikte ilgili idarelere aktarılması da büyük önem taşımaktadır.

Son dönemde vergi teşvikleri, trafik yaptırımları, zorunlu araç ekipmanları, sosyal güvenlik denetimleri ve sigorta uygulamalarına ilişkin yürütülen çalışmalar, sektörün ihtiyaçlarının ilgili kamu otoritelerine aktarılması bakımından önemli adımlar niteliğindedir. Önümüzdeki dönemde ilgili kurumların değerlendirmeleri ve olası mevzuat değişiklikleri, oto kiralama sektörünün hukuki çerçevesinin gelişimi açısından TOKKDER tarafından yakından takip edilmeye devam edilecektir.