Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.

X

Önümüzde Daha Umutlu Olduğumuz Bir Yıl Var – Özlem GÜÇLÜER

Gerek sosyal, gerekse ekonomik boyutu ile tarihe geçecek küresel etkileri olan bir yılı geride bıraktık. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük kriz olarak tanımlanan, tüm dünyayı etkisi altına almasının yanı sıra, diğer krizlerden farklı olarak arz ve talebi çift yönlü etkileyen, hareket alanını daraltan bir krizi hep birlikte tecrübe ettik ve halen de tecrübe etmeye devam ediyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada aşı ile ilgili gelişmeler ile birlikte belirsizlik yerini umuda bırakmış olsa da, küresel ekonomi açısından zorlu bir 2021 yılı bizleri bekliyor. Şu an itibarıyla dünya genelinde Koronavirüs sebebi ile hayatını kaybedenlerin sayısı 1,9 milyona ulaştı. Ülkeler ikinci dalga ile mücadelelerini sürdürürken mutasyona ilişkin gelişmeler gündemde yer alıyor. Pandemi ile mücadelemizin devam edeceği 2021 yılında küresel ekonomi üzerinde salgınla mücadelenin baskısının devam etmesi söz konusu olacak. OECD verilerine göre 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 4,2 daralması beklenirken, 2021 yılında yüzde 4,2, 2022 yılında ise yüzde 3,7’lik bir büyüme öngörüsü söz konusu. Özetle küresel ekonominin salgın öncesi seviyesine dönüşünün 2021 yılı sonu itibarıyla olabileceği ve 2022 yılında büyümeye devam etmesi bekleniyor. Ekonomik iyileşmenin ülkeler arasında eşit olmayacağı ve dünya ekonomisinde kalıcı değişikliklere yol açma potansiyeli bulunuyor.

Dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan otomotiv sektörü de haliyle pandeminin etkisinden kendine düşen payı aldı. LMC verilerine göre 2020 yılında küresel otomotiv pazarının yüzde 14 seviyesinde daralması beklenirken, en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa’da pazarın yüzde 20’nin üzerinde daralması bekleniyor. 2021 ve 2022 yıllarında sırasıyla küresel pazarda yüzde 11 ve yüzde 6 büyüme öngörülürken, Avrupa’da beklenti yüzde 16 ve yüzde 8 büyüme yönünde.

Dünya genelinde olduğu gibi otomotiv sanayimiz de pandemi sürecinden önemli ölçüde etkilendi. Küresel bir oyuncu konumunda olan sanayimiz, ülkemizin pandemi sürecini başarı ile yönetmesi ve sanayimizin başarılı kriz yönetimi sayesinde birçok ülkeye göre daha az hasar ile seneyi tamamlamayı başardı.

Pandemi sebebiyle Mart ve Nisan aylarında üretimine ara verme mecburiyetinde kalan sanayimiz bu dönemde sağlık ekipmanı üretimi gerçekleştirerek pandemi ile ülkemizin mücadelesine destek sağlamaya odaklandı. Mart ve Nisan aylarında sırasıyla yüzde 22 ve yüzde 91 oranında daralan üretimimiz, Mayıs ayında fabrikalarımızın yeniden üretime başlaması ile birlikte kademeli olarak artmaya başladı. Alınan önlemler ve özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa’da talebin düşük seyretmesi ile üye firmalarımız ilk etapta yavaş ve kontrollü bir üretim modeli ve ardından kademeli olarak artan bir üretim planlaması sürdürdü. Pandemi ile birlikte, hem fiziki mesafe gerekliliği hem talebin kademeli canlanması sebebi ile düşük seyreden kapasite kullanımı ve alınan birçok tedbirin etkisi ile bir süre yüksek maliyetli ve düşük verimlilik ile üretimimizi sürdürmek durumunda kaldık. Tüm zorluklara rağmen, istihdamımızı korumayı ve hatta geliştirmeyi başarırken, yatırımlarımızı sürdürmeyi, yeni projelerimizi hayata geçirmeyi ve ekonomimize sağladığımız katkıyı da sürdürmeyi başardık. Tedarik zinciri yönetimimiz ve çalışma modellerimiz adeta bir dayanıklılık testinden geçti. 2020 yılında çok önemli bir gelişme daha yüzümüzü güldürdü. Birleşik Krallık ile yıl tamamlanmadan serbest ticaret anlaşmasının imzanlamış olması sanayimiz açısından en büyük kazanımlardan birisi oldu.

Küresel otomotiv üretimi 2020 yılında yüzde16 daralma gösterirken, 2020 yılında üretimimiz yüzde 11 seviyesinde daralma gösterdi. İhracatımız dolar bazında yüzde 17 seviyesinde daralma göstermiş olmasına rağmen, 15. yılında da ihracat liderliğini koruma başarısını gösterdi.

Şimdi önümüzde yine zorlayıcı koşullara sahip ancak daha umutlu olduğumuz bir yıl var. 2021 öngörülmesi zor bir yıl olmasına rağmen birçok fırsatı da içinde barındırıyor. Pandemiden bağımsız olarak, otomotiv eko-sistemi bir süredir birçok açıdan önemli bir dönüşüm sürecinin içinde yer alıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte değişen araç yapıları, değişen tüketici davranışları ve beklentileri ile birlikte yeni ulaşım modelleri oluşuyor. Tüm bu gelişimlere ilave olarak “European Green Deal” yani “Avrupa Yeşil Mutabakat”ı kapsamında sadece araçların değil ilgili tüm süreçlerde de karbon azaltımı hedefleniyor. Üretiminin büyük bölümünü Avrupa Birliği’ne ihraç eden sanayimiz açısından Yeşil Mutabakat çok yakından takip etmemiz ve rekabetçiliğimizi korumak adına önlemlerimizi almamız gereken önemli bir konu başlığı.

Yapısı gereği faaliyetlerini uzun vadeli planlar üzerine inşa eden sanayimiz için gelecekten beklentimiz, değişen otomotiv eko-sisteminde ülkemizin mevcut rekabetçiliğinin korunmasını, geliştirilmesini hedefleyen uzun vadeli planlar üzerine kurgulu bir yaklaşım ile ihracatımızı artırmak, öngörülebilir ve büyüyen bir iç pazar oluşturmak ve tüm bunlarla birlikte ülkemize daha fazla yatırım gelmesi için gerekli ortamı oluşturmak.

Top