Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
Kambiyo mevzuatına göre Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt dışından temin edilen kredilerin kullanımı için borçlunun, kredinin vadesinin, faiz oranının ve benzeri bilgileri içeren kredi sözleşmesinin kredi kullanımına aracılık eden bankaya bildirilmesi halinde yurtdışından kredi kullanılması mümkündür.
Gelişmiş ülkeler (özellikle Avrupa kıtası) yıllarca dizel yakıt kullanımını desteklediler ve teşvik ettiler. Ancak 2015 yılında ortaya çıkan emisyon skandalı sonrası bu yaklaşım değişmeye başladı. Dizel yakıta verilen teşvikler geri alınırken birçok yerel yönetim de dizel yakıtlı araçların kullanımını ve şehir merkezlerine girişini azaltacak yeni düzenlemeler yapacaklarını açıklamaya başladılar.
2017 dünya ve Türkiye için nasıl geçiyor? Görüş ve öngörülerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Yılın ilk 6 ayındaki verilere baktığımızda Türkiye otomotiv pazarında bir daralma yaşandığını görüyoruz. Yılsonu için beklentimiz ise toplam pazarda %10’luk bir daralma olacağı yönünde. Filo hariç perakende pazardaki daralma bundan daha yüksek olacaktır.
Kredi Kayıt Bürosu ve faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bankalar arası bilgi paylaşımını sağlayan ve bilgiyi doğru analiz eden sistemlerin geliştirilmesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de oldukça kritik. Sektörün önde gelen dokuz bankasının ortaklığıyla 1995 yılında kurulan Kredi Kayıt Bürosu(KKB) da işte tam bu kritik alanda önemli bir rol üstlenerek, bankalar, leasing, faktoring, tüketici finansman şirketlerinin yanı sıra reel sektöre risk yönetimini doğru yapmaları için ihtiyaç duydukları hizmetleri sunuyor. KKB olarak farklı sektörlerden almış olduğumuz kişi ve kurumların finansal davranış bilgilerini akılcı ve istatistiki verilerle işleyip kişi ve kurumların riski doğru yönetebilmeleri için ürün ve hizmetler sunuyoruz.
En az iki neslin şirkette çalıştığı, şirketin kurulmasındaki amacın aile geçimini sağlamak, mirasın dağılmasını önlemek olduğu ve ailenin geçimini sağlayan kişinin başlangıçta şirketi idare ettiği, yönetim kademelerinin önemli bir bölümünde aile üyelerinin yer aldığı veya kararların alınmasında büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu şirketler olarak tanımlanan aile şirketlerinde, kurumsallaşma en önemli konulardan biridir.
Türkiye lastik sektöründe geçtiğimiz seneden beri gerçekleşen yatırımların yanı sıra düzenleyici kamu kurumları tarafından çeşitli düzenlemeler getirilmekte ve lastik ithalatına ilişkin olarak bir dizi önlem alınmaktadır. Nitekim lastik sektörünün bu sene de diğer sektörlere nazaran daha ön planda ve gündemde olacağı, düzenleyici otoritelerin öncelikli odak noktalarından birini teşkil edeceği ve dolayısıyla yeni düzenleme ile önlemlerin hız kesmeden devam edeceği aslında ilk dört ayın değerlendirilmesinden belli oluyor.
Muhasebe hataları her zaman düzeltilebilir. Nasıl düzeltileceğinin kuralları bellidir. Vergi Usul Kanunu’nun 217. maddesinde, yanlış kayıtların nasıl düzeltileceği belirlenmiştir. E-defter uygulamasıyla birlikte uygulama biraz şekil değiştirmiş olabilir ama sonuçta hata düzeltilir.
Bu makalemizde 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin kapsamını ve bu kapsamda getirilen yenilikleri inceleyeceğiz.
Öncelikle, filo kiralama sektörünü olumlu olarak ileriye götüreceği ön görülen ticari araçların da kiralanabilmesini sağlayacak Karayolları Yönetmeliğinin yeniden gözden geçirilmesine ilişkin gelişmeleri yazılı basından takip etmekteyiz. Bu konuda temennimiz söz konusu değişikliğin yapılması ile ticari araçların da kiralanabilmesinin önünün açılmasıdır. Yazımızın bu ikinci bölümünde filo kiralama şirketlerinin karşılaştığı bazı uygulamalardan vergisel sonuçlar doğurabilecek ve özellik arz ettiğini düşündüğümüz konulara yer vermek istedik.
Referandum sonrası önemli bir belirsizliğin ortadan kalkmasıyla ekonominin tüm aktörleri ana işlerine odaklandılar. Aynı odağın hükümet tarafında oluşması ve atılan somut adımlarla genelde iyimser bir havanın oluştuğunu söylemek çok yanıltıcı olmaz. Ancak mevcut konjonktür kaliteli işgücü yetiştirmede ve iş yaratmada yetersiz kalıyor. Bu da iyimser havanın sürekliliği ve kalıcılığı için en önemli tehditlerden bir tanesi.