cep müzik indir boğazda iftar Teknede düğün Teknede mezuniyet yemekli boğaz turu

Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.

X

Küresel Ticaret Savaşlarında Ilımlı Rüzgarlar Esiyor – Ayberk KURT & Burak Buğrahan SEZER

Geçtiğimiz yıla damgasını vuran ve ABD ile AB üyesi ülkeler başta olmak üzere Türkiye de dahil dünyadaki birçok ülkeyi etkileyen “Ticaret Savaşları”nın etkileri tüm dünyada hissedilmişti. Derginin Temmuz – Ağustos 2018 sayısında ilgili süreci özetlediğimiz ve otomotiv sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunduğumuz yazımızın bir devamı olarak bu yazımız kapsamında, o tarihten bu yana Ticaret Savaşlarında yaşanan ve ılımlı olarak nitelendirilebilecek gelişmeleri ve özellikle Türkiye’nin 27 Nisan 2018 tarihinde başlatmış olduğu korunma önlemi soruşturmasını önlemsiz kapatmasını değerlendireceğiz.

Ticaret Savaşlarının, Dünya Ticaret Örgütü (“DTÖ”) rehberliğinde uzun yıllardır sürmekte olan uluslararası ticarette liberalleşme sürecini yaraladığı söylenebilecektir. Türkiye’nin 27 Nisan 2018 tarihinde yayımladığı Tebliğ(1) (“Başlangıç Tebliği”) ile başlattığı demir ve çelik ürünlerine yönelik yürütülen korunma önlemi soruşturmasını 7 Mayıs 2019 tarihinde yayımladığı Tebliğ(2) (“Kapanış Tebliği”) ile önlemsiz kapatmasıyla sürecin Türkiye açısından yumuşama eğilimi gösterdiği yorumu yapılabilecektir. Nitekim, söz konusu soruşturmanın önlemsiz kapatılması başta otomotiv olmak üzere makine ve beyaz eşya gibi Türk ekonomisinin ihracatta lokomotifliğini yapan sektörler için pozitif bir gelişme olmuştur.

Bu yazımız çerçevesinde ise; öncelikle Ticaret Savaşları sürecinde gelinen nokta anlatılacak, Türkiye’nin önlemsiz kapattığı korunma önlemi soruşturması değerlendirilecek ve bu kararın otomotiv sektörü başta olmak üzere kısaca Türk ekonomisi üzerindeki etkilerinden bahsedilecektir.

Küresel Ticaret Savaşlarına Özet Bir Bakış

Ticaret savaşları olarak bahsedilen süreç, ABD’nin 1962 tarihli bir ulusal mevzuata dayanarak başlattığı “Section 232” soruşturması ile tetiklenmiştir. Section 232 soruşturması, DTÖ uygulamalarından ayrışmakta ve temel olarak ABD ulusal güvenliğine dayanmaktadır. Nitekim, ABD Ticaret Bakanlığı tarafından çelik ve alüminyum ürünlerine yönelik başlatılan iki ayrı Section 232 soruşturması sonucunda hazırlanan raporlar üzerine Başkan Trump tarafından 8 Mart 2018 tarihinde çelik ürünlerine yüzde 25 ve alüminyum ürünlerine yüzde 10 önlem uygulanmasına karar verilmiştir.

ABD’nin korumacı tavırları bu soruşturmalar ile sınırlı kalmamıştır. Nitekim, Ticaret Savaşları kapsamında Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan ayrılan(3) ABD, bir süre Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’ndan (“NAFTA”) da ayrılmayı değerlendirmiş ve ayrıca ilerleyen aşamalarda Haziran 2018’den itibaren Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika’dan ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerine de yeni gümrük tarifeleri uygulama kararı almıştır(4). Ayrıca, 2018 yılının Ağustos ayında uluslararası ilişkilerde gözlenen misilleme trendi kapsamında ABD tarafından demir ve çelik ürünlerine ilişkin vergilerin iki katına çıkarılmasına karar verilmiştir(5).

ABD tarafından atılan bu adımlar üzerine, AB’de de tedirginlikler oluşmuş ve normal şartlar altında ABD’ye yapılacak olan çelik ihracatının, bahsedilen önlemler neticesinde önemli bir bölümünün başka pazarlara yöneleceği ve bu çerçevede de ilk hedefin AB olacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla AB iç pazarını söz konusu ticaret sapmasından korumak isteyen Avrupa Komisyonu (“Komisyon”), 2018 yılının Mart ayında bir korunma önlemi soruşturması başlatmıştır(6). Başlangıçta 26 ürüne ilişkin başlatılan soruşturmanın kapsamı, 28 Haziran 2018 tarihinde iki ürünle daha genişletilmiştir. Daha sonra ise, AB üreticileri üzerinde artan ithalat baskısı ve bundan doğan bir zarar tehdidi tespitinde bulunan Komisyon tarafından 17 Temmuz 2018 tarihinde, 23 ürüne ilişkin kota belirlenmesi ve kota aşımı halinde yüzde 25 oranında önlem uygulanması şeklinde geçici önlem uygulanması kararı alınmıştır(7). Söz konusu geçici önlem kararının ardından ilgili soruşturma Komisyon tarafından 31 Ocak 2019 tarihinde 26 çelik ürününe kota aşımı halinde yüzde 25 oranında nihai önlem uygulanması kararı ile sona ermiştir(8).

Ticaret savaşlarının Türkiye cephesinde ise yukarıda bahsedilen gelişmeler çerçevesinde çeşitli adımlar atılmıştır. Ticaret Bakanlığı’nın (“Bakanlık”), ABD ve AB tarafından getirilen önlemleri takiben başlattığı korunma önlemleri soruşturmasının yanı sıra, ABD’den gerçekleştirilen 1,78 milyar ABD Doları değerinde ithalata karşı ek gümrük vergileri uygulanmıştır.

AB tarafından korunma önlemi soruşturması başlatılması üzerine ABD ve AB’ye yapılan ihracatın Türkiye’ye sapması ihtimalini değerlendiren Bakanlık, 27 Nisan 2018 tarihinde Başlangıç Tebliği ile 21 farklı çelik ürününe dair korunma önlemi soruşturması başlatmıştır. Söz konusu soruşturma temel olarak beş ürün grubuna yöneliktir: (i) yassı ürünler, (ii) çubuklar, teller ve profiller, (iii) demiryolu ve tramvay hattı malzemeleri, (iv) boru ve içi boş profiller ve (v) paslanmaz çelikler. Soruşturma sürecinde, artan ithalat ve yerli üretim dalı üzerinde zarar tehdidi var olduğu tespitini yapan Bakanlık, 20 Eylül 2018 tarihinde (17 Ekim 2018’den itibaren uygulanmak üzere) ilgili ürünlere ilişkin geçici önlem uygulanması kararı almıştır(9). Söz konusu geçici önlem kapsamında soruşturma konusu ürünlere 200 gün süre ile kota ve kota aşımı halinde yüzde 25 oranında önlem uygulanmıştır(10). İlgili geçici önlem, öngörülen sürenin dolmasıyla beraber bu senenin Mayıs ayının başında yürürlükten kalkmıştır.

Türkiye’nin GTS Statüsü

Ticaret Savaşları çerçevesinde uygulanan önlemler ve misillemelerin yanı sıra bahsedilmesi gereken bir diğer mevzu da ABD’nin Türkiye’yi Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (“GTS”) kapsamından çıkarmasıdır.

GTS, DTÖ üyelerinin tercih etmeleri halinde gelişmekte olan diğer üye ülkelere avantaj sağlamak amacıyla uygulayabileceği bir muafiyet sistemidir. GTS kapsamında ekonomik olarak görece daha zayıf durumda olduğu belirlenen üye ülkeler bazı uygulamalardan muaf tutulabilmektedir. ABD açısından ise, söz konusu GTS uygulaması 1974 tarihli Ticaret Yasası (1974 Trade Act) ile beraber başlatılmıştır. Program kapsamında, Türkiye de dahil olmak üzere 120 ülke ve 5000 ürün yer almaktadır. 1975 yılından beri programdan faydalanan Türkiye, yalnızca 2017 yılında program dahilinde 1,66 milyar ABD Doları ihracat gerçekleştirmiştir(11).

ABD Ticaret Temsilciliği (“USTR”) tarafından 3 Ağustos 2018 tarihinde yapılan duyuru(12) kapsamında, Ticaret Savaşları çerçevesinde Türkiye tarafından ABD’ye karşı alınan önlemler nedeniyle, Türkiye’nin GTS programına katılım hakkına ilişkin bir inceleme başlatılmıştır. Bunun akabinde ise, 4 Mart 2019 tarihinde USTR tarafından yapılan resmi duyuru(13) ile inceleme sonuçlanmış ve Türkiye’nin ekonomik olarak yeterince gelişmiş olması nedeniyle GTS programından yararlanmaması gerektiği belirtilmiştir. 17 Mayıs 2019 tarihinde Beyaz Saray tarafından yapılan açıklama kapsamında ise, Türkiye’nin GTS programı kapsamından çıkarılmasına karar verilmiştir(14).

Ticaret Savaşlarında Son Gelişmeler

Bugüne kadar AB, ABD ve Türkiye tarafından Ticaret Savaşları kapsamında birçok ticaret politikası savunma aracı kullanılmıştır. Bununla birlikte, Türkiye’nin Kapanış Tebliği ile demir çelik ürünlerine yönelik yürüttüğü korunma önlemi soruşturmasını önlemsiz kapatması, özellikle demir çelik ve alüminyum ürünleri üzerinde yoğunlaşan önlemlerde ılımlı bir gelişme olmuştur.

7 Mayıs 2019 tarihinde yayımlanan Kapanış Tebliği ile nihai kararını açıklayan Bakanlık, Kapanış Tebliği’nin 2. maddesinde şu ifadelere yer vermiştir:

“İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, soruşturma konusu çelik ürünlerinin ithalatında re’sen başlatılan soruşturmanın, ilgili ürünlerin ithalatında mutlak ve yerli üretime göre nispi artış bulunmaması ve ithalat artışına bağlı olarak yerli üreticiler üzerinde oluşmuş ciddi zarar veya ciddi zarar tehdidinin tespit edilememiş olması gerekçesiyle, önlemsiz kapatılmasına toplantıya katılan üyelerin oy birliği ile karar vermiştir.”

Türkiye’nin ihracatında büyük rolü olan otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörler için söz konusu soruşturmanın önlemsiz kapanması önem taşımaktadır. Nitekim, demir ve çelik ürünleri bahsi geçen sektörler için ana girdi niteliğindedir ve özel kalite standartları ve özellikler gerektiren ürünlerin önemli bir kısmı ithalat ile sağlanabilmektedir. Dolayısıyla bir önlem uygulanması halinde hem bu ürünlere erişim kısıtlanacak hem de erişim sağlansa bile maliyetlerde artışa sebebiyet verebilecektir.

Bahsedilmesi gereken bir diğer gelişme ise, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında ABD tarafından iki katına çıkarılmasına karar verilen demir ve çelik ürünlerine uygulanan önlemlerin 16 Mayıs tarihinde tekrar yarıya indirilmesine karar verilmesidir. Bu şekilde, Türkiye’yi GTS kapsamından çıkaran ABD aynı zamanda olumlu da bir adım atmaktadır.

Soruşturmanın Önlemsiz Kapanmasının Otomotiv Sektöründeki Etkileri

Demir ve çelik ürünlerine yönelik söz konusu korunma önlemi soruşturmasının önlemsiz kapanmasının özellikle otomotiv sektörü başta olmak üzere birçok sektör için pozitif bir etki yaratacağı değerlendirilebilecektir. Bakanlık tarafından demir ve çelik ürünlerine yönelik bir korunma önlemi uygulanması; (i) otomotiv, makine, beyaz eşya ve çelik boru gibi Türkiye’nin birçok alt pazarının uluslararası piyasada rekabetçiliğinin azalmasına ve (ii) bu ürünleri alan tüketiciler için fiyatların artmasına yol açabilecektir.

Soruşturma konusu ürünlerin ana kullanıcısı olan sektörler Türkiye’nin ihracatının en önemli bölümünü oluşturmaktadır. Nitekim, otomotiv sektörü 12 yıldır ihracatta lider sektör konumundadır(15). Makine sanayi ise 2017’de Türkiye’nin toplam ihracatında ikinci sırada yer almaktadır(16). Ayrıca, beyaz eşya sektörü 2017 yılında 25,7 milyon birim ihracat gerçekleştirerek yüzde 7,3’lük bir artış göstermiştir.

Bunlarla beraber, otomotiv sektörü için demir ve çelik ürünlerinin önemi vurgulanmalıdır. Şöyle ki, sektörün temel girdisini oluşturan çelik ürünleri, otomotiv sektörünün kendine has ihtiyaçlarına özel olarak üretilmektedir. Durum böyle olunca, demir ve çelik üreticileri kendilerine otomotiv üreticileri tarafından yönlendirilen taleplere uygun, özel kalıplar üretmekte ve uzun süreli sözleşmeler imzalayarak bu parçaları üretmektedir. Dolayısıyla, fiyat ve maliyet artışlarında otomotiv üreticisinin başka bir demir çelik üreticisine yönelmesi yahut demir çelik üreticisinin başka bir ürüne yönelmesi ticari olarak makul olmamaktadır.

Türk ekonomisi için en hayati sektörlerden biri olan otomotiv sektörü, ihracatta sahip olduğu liderliği ile ülkemize yüksek miktarda döviz getirisi sağlamaktadır. Otomotiv endüstrisinin gerçekleştirdiği ihracat, Türkiye’nin toplam ihracatında gitgide daha da önemli bir yer edinmektedir. Bu çerçevede, otomotiv ihracatının toplam ihracattaki payı, 2018 yılında yüzde 18,8 seviyesine ulaşmıştır ve bununla beraber Türkiye’nin otomobil ihracatının değeri neredeyse 32 milyar ABD Doları’na erişmiştir(17). Ayrıca, Türk otomotiv sektörünün uluslararası piyasada rekabetçiliği de oldukça yüksektir. Nitekim, Türk otomotiv sektörü Avrupa’ya yapılan otomobil ihracatında 2018 yılında AB’nin otomobil ithalatının yüzde 19’unu karşılayarak Japonya’nın (yüzde 21) ardından ikinci konumda yer almıştır(18). Sektörün mevcut potansiyeli de göz önüne alındığında, ihracatta gelecekte de artış beklenmektedir.

Sonuç

Türkiye tarafından, ABD ve AB’nin uyguladığı önlemlerin sonuçlarına karşı tedbir amaçlı başlatılan soruşturmanın önlemsiz kapatılması ve ABD tarafından atılan adımlar Ticaret Savaşlarında gerilimin şu an için düştüğünü göstermektedir.

Tansiyonun düşmesi başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok sektör için pozitif bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Nitekim, Türk ekonomisinin ihracatında önemli rollere sahip otomotiv, makine ve beyaz eşya gibi sektörlerin ana girdisini oluşturan ürünlere getirilecek olan bir önlem bu sektörlerde maliyetleri yükseltebilecek, uluslararası piyasalardaki rekabetçiliği etkileyebilecek ve dolayısıyla Türk ekonomisinin ihracatını azaltacak sonuçlara yol açabilecektir. Bakanlık tarafından alınan bu karar ile özellikle söz konusu sektörlerin bundan sonra yaşanacak gelişmelerin de sıkı bir takipçisi olacağı söylenebilecektir.

(1)27.04.2018 tarih ve 30404 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2018/3).
(2)07.05.2019 tarih ve 30767 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/1).
(3) https://ustr.gov/about-us/policy-offices/press-office/ press-releases/2017/january/US-Withdraws-From-TPP
(4)https://www.reuters.com/article/us-usa-trade-metals/ u-s-hits-eu-canada-and-mexico-with-steel-aluminum- tariffs-idUSKCN1IW1UY
(5)https://www.nytimes.com/2018/08/10/us/politics/ trump-turkey-tariffs-currency.html
(6)06.03.2018 tarihli ve 2018/C 111/10 sayılı Bildirim: http://trade.ec.europa.eu/doclib/docs/2018/march/tradoc_ 156657.init-safe.en.C111-2018.pdf
(7)17.07.2018 tarihli ve 2018/1013 sayılı Commission Implementing Regulation: https://eur-lex.europa.eu/legal-content/ EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32018R1013&from=EN
(8)31.01.2019 tarihli ve 2019/159 sayılı Commission Implementing Regulation: https://eur-lex.europa.eu/legal-content/ EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32019R0159&from=EN
(9)20.10.2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2018/7).
(10)20.10.2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2018/7).
(11)https://ustr.gov/about-us/policy-offices/ press-office/press-releases/2018/august/ ustr-announces-new-gsp-eligibility
(12)https://ustr.gov/about-us/policy-offices/ press-office/press-releases/2018/august/ ustr-announces-new-gsp-eligibility
(13)https://ustr.gov/about-us/policy-offices/ press-office/press-releases/2019/march/ united-states-will-terminate-gsp
(14)https://www.reuters.com/article/us-usa-trade-turkey/ us-terminates-turkeys-preferential-trade-agreement-reduces- tariffs-on-steel-idUSKCN1SN01Z
(15)https://www.atakurumsal.com/turkiyede-en-cok-ihracati- yapilan-urunler-ve-ihracat-yapilan-ulkeler/
(16)https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ ihracat-rakamlari-aciklandi/1075791
(17)https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ ihracati-2018de-otomotiv-sirtladi/1357091
(18)https://ec.europa.eu/eurostat/statistics-explained/index. php?title=International_trade_in_cars#Who_are_the_ EU.27s_partners_in_trade_of_cars.3F

Top